25 Mart 2015 Çarşamba

Tavşanı Vurma! Fotoğrafını Çek!


Onu yapma bunu yap!
Öyle olma böyle ol!
Ya olacak ya olacak! 

  Bu tavır  içimize öyle işlemiş ki , iyi birşey önerirken bile emir kipi kullanır olduk.Konuşurken bile ateş edip vurmak ve karşımızdakini mat etmek istiyoruz.Çünkü biz en güçlü,en doğru,en en iyiyi bileniz.Kahretsin!
Mükemmeliz biz!
     
   İnsanoğlunun derinliğini kaybettiğine dair kaygılarım var uzun zamandır.
Teknolojinin etkisi şüphesiz.Her şey basit , hızlı ve kolay olmalı.Binalar düz ve büyük olmalı.Yazarlar evleri konuştursa kaç kelime çıkarırlar ki bu dönemde.Kocaman bir kütle işte.Ne penceresi ne kapısı ne de bir işleme.Sarıyer Vapur İskelesi'ne varmadan solda beyaz bir yalı var.Hayranım kendilerine.Biraz bakımsız olsa da hala çok zarif.Yaklaşık yirmi dakika zaman yolculuğu yaptım sayesinde.Heryeri o kadar zarif işlenmiş ki tıpkı bir gelinlik zarafeti var üzerinde.Günümüz insanı olarak bir binada bu kadar zarafet insanı hayretler içinde bırakıyor.Sonra o günlere dalıyorsunuz.Ne güzel selamlaşmışlar insanlar,belki de o binada yaşayan sevgilisini görmek isteyen genç, günde sadece beş saniye yüzünü görmek için, kimbilir ne kolalı gömlekler pantolonlar giyiyor ve bunların hazırlığı kaç saat sürüyordu.Sadece o güzel balkonda, o güzel sevgilisini beş saniye görebilmek için.Evet bu kadar derinliğin ve inceliğin olduğu devirde o yalı da ince ve zarif olmalıydı.Tıpkı gelin gibi.
  
 Tavşanı Vurma! Fotoğrafını Çek! konusuyla yukarıda yazılanların çok ilgisi yok elbette.Ancak bu benim ilk blog yazım.Ve sanırım diğer yazılarım da böyle dallı budaklı olacak çünkü ağaçları çok seviyorum. :) 

   Düzenli koşan biri olarak  değişik parkurlarda koşmak keyif veriyor.Yüzme hariç salonda spor yapmaktan keyif almıyorum.Koşarken veya bisiklet sürerken müzik te dinlemem.Mümkünse teknolojinin ve insanoğlunun el sürmediği doğal ortamlar bana büyük keyif veriyor.Zamansızlığı yaşıyorsunuz.Çünkü eğer gerçek bir doğal ortamdaysanız ilkçağda veya ortaçağda yaşıyor gibi hissedibilirsiniz kendinizi.Belki atalarınız gibi hissedebilirsiniz de.Yine böyle bir gün; keçiyolu ve patika bile olmayan tepelerde antrenman yaparken, kan ter içinde olduğum bir anda, yaklaşık üç metre önümden bir tavşan hızla hareket etti.Öyle hızlıydı ki motion blur etkisini bile gördüm diyebilirim.Ardından bir tane daha,aynı etkiyle hareket etti ve gözden kayboldular çalılar arasından.O an hayatında silah kullanmamış birisi olarak bir avcıyla aynı iç güdüyü yaşadım.Ama  ''Keşke elimde tüfeğim olsaydı.''diye değil de ''Keşke fotoğraf makinam olsaydı.''diye.Evcil tavşan görmüştüm ama vahşi tavşan ilk defa görüyordum.Çok güzeldiler.Belli ki çifttiler.Ürkek olmaları kadar doğal birşey yok .Sonuçta bir insan gördüler!
      
     

       

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder