27 Nisan 2015 Pazartesi

Bayılıyorum sana ey hayat!

Bayılıyorum sana ey hayat!
Ne de güzel yoğuruyorsun beni.
Aslansın kaplansın derken tıkıyorsun fare deliğine.
Sonra güneş doğuruyorsun delikten içeri.
Baharı getirip ıslatırken ağaçların arasında,
Şimşek çakıp yakıyorsun bedenimi.
Ruhum senindir ey hayat,
Beden dediğin
nedir?
Bir kaç damla su!

Seviyorum seni ey hayat!
Nehirlerin, ırmakların var,
Denizlerin ve göllerin.
Nehirlerin hızı belli,
Varmıyor iki dakika önce denize!
Bu da benden olsun demiyor hırçın sular.
Sırasıyla geçiyorum kanyonları,ovaları.
Varamıyorum bir türlü açık denizlere.

Bir güzellik yap ey hayat! Bir güzellik!
Senden daha güzel bir güzellik yap!

     Karaya çıkma arzusuyla denize açılan adam,denize açılma arzusuyla gemiye binmeden önce hiç düşünmemişti denizde çıkabilecek fırtınaları.Tek derdi açık denizlere ulaşıp özgürlüğü ve sonsuzluğu iliklerine kadar hissetmekti. Oysa bilmiyordu,apartmanlar boyu yükselen dalgaların hiddetini.
     Göstere göstere geldi fırtına.Hem de kuzeyden.Büyük umutlarla bindiği bu kocaman gemi;yağmur suyunda şuursuzca sürüklenen kağıt bir gemiden farksızdı.
      Bütün gece kaptan ve tayfaları izledi.Kaptan alışkındı fırtınaya.Tayfalar fırtınayla mücadele etmeyi tam bilmeseler de kaptanın emirlerini eksiksiz yerine getiriyor ve farkında olmadan korkmuyorlardı da fırtınadan.Ama adam ne kaptandı ne tayfa!O bir özgürlük yolcusuydu.Kayıksız,küreksiz ve bilmeden başına gelebilecekleri.
    Fırtına şiddetlendikçe adam hiddetlendi kendi kendine.Bu açık deniz ve özgürlük sevdasının öyle kolay olmayacağının farkına varmaya başladı.Sağa sola yalpa yapan geminin güvertesinde kenar demirlerine tutundu.Kaptan tayfalara emirler yağdırmaya devam ediyordu.Birşey yapmalıydı.Bu açık denizde,fırtınanın şiddetini sürdürdüğü en hırçın anlarda bir anda kaptan olamayacağı kesindi.Ama tayfa olabilirdi.Tayfalarında ondan farkı yoktu aslında.Tayfa olmaya karar verdi.Çok önemi yoktu şu anda özgürlüğün felan.Kimseye boyun eğmemesi vs. den bahsetmeye gerek bile yoktu!Bal gibi de kaptanın tayfası olacak ve ne derse yapacaktı.Kaptan olmayı açık denizlere açılmadan önce düşünmeliydi.
    Bütün geceyi tayfalarla bir o yana bir bu yana koştura koştura geçirdi.Hiçbirşeyi sorgulamadı.Sadece tayfa oldu.Sonunda fırtına dindi ve kara göründü.Ağır hasar alan gemi herşeye rağmen süzülüyordu karaya doğru.Adam geminin en ucunda bir yandan geceyi düşünüyor,bir yandan da ineceği anda öpeceği toprağın kokusunu hayal ediyordu.

Al beni nehirlerden, denizlerden ey hayat!
At beni bir adaya.
Ağaç olayım,dallarım olsun,zeytinler vereyim o dallardan.
Güzellik olsun.
Vakti gelsin,süre dolsun gemi olayım ey hayat!
At beni fırtınanın ortasına,en hırçınından olsun!
Yap bir güzellik!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder